22 Şubat 2012 Çarşamba

YENİ HAYAT – KIŞ

Bir bahar coşkununda aniden oluşuveren gelişmelerle başlamıştı yeni hayat. Sıkıntıların bittiği yerde yeşeren umutlar, yepyeni bir pencere açmıştı puslanmaya yüz tutmuş gözlere… Yeniden bir sebep vermişti anlamlı konuşmak için, güzel söz söylemeyi unutmuş dillere… Yersiz ve zamansız gözyaşlarının inadına kahkahalarla yeniden başlamıştı yeni hayat…
Yine sıkıntılar olmadı mı? Oldu… Yine çatışmalar olmadı mı? Oldu… Açılan sayfa, yeni diye tertemiz değildi. Ama eskisine inatla iyileşti yaralar… Bazı acılar bu sefer gerçekten geride kalmıştı artık. Tümüyle hem de…
Derken kış geldi… Çetin havalar yaşandı. Yağmurlu, karlı, fırtınalı… İlk kış, ilk soğuk, sıcak gülüşlerle ve sıcak şarapla karşılandı. Kadın ile adam artık birbirlerinin açıklarını kapamayı, üşümek yerine birlikte ısınmayı, tek yastıkta birlik olmayı biliyorlardı. Yıllar süren birliktelikten sonra… Yeni yeni de olsa öğreniyorlardı.
Ömrünün son demlerini yaşamakta olan bir yaşlı adam, onların bu kenetlenişine içten içe hayranlık ve gizlemediği bir hayretle, “ikisi birbirine sarılıp yatarlar, böylece ısınırlar” diye bir yorum yaptı. Kendi evliliğinde bunun binde birini yaşamamış oluşuna hayıflanarak… Biraz burukluk biraz da sevinçle. Kendi adına üzülerek, onların adına sevinerek…
Yaşlı adamın söylediği gerçek oluverdi. Birbirlerine sarılarak kış gecelerinde uyudular. Gün be gün artan soğuklara rağmen… Havanın ısısı düştükçe onların sevgisi ve şefkati arttı… Torun sahibi olacak yaşta olmalarına rağmen hala süren bir bağlılık ve cinsel çekimleri vardı. Çok şanslıydılar ama kendi şanslarını biraz da kendileri yaratmışlardı… Sevgi ve sabırla nice şanslar yaratılır. Bunu herkes anlayamaz.
Dışarıdaki kulübede sevgisi artan bir birey daha yaşıyordu. Onu da unutmamak gerek.
Ölmek üzereyken çöplükten bulunup sahip çıkılan ve aileye dâhil edilen küçük köpek artık büyümüştü. Eve kimseleri yaklaştırmıyordu. Havlamasında şiddetten ziyade sevginin tınıları yankılanıyordu. “Ben bu evi ve bu evdekileri seviyorum. Canım pahasına da olsa yaklaşıp zarar vermenize izin vermem” diyordu sanki… Yüreğinden geçenin bu olduğuna adım gibi eminim.
Yeni hayat… Öyle sanıldığı ya da kıskanıldığı gibi saraylarda ve saraylılar gibi değildi…
Tek çatı altında…
Tek maaşla…
Tek yastıkta…
İki sıcak yürek… Paylaştılar usulca…
Mucizeyi gerçekleştirdiler. İmkânsız gözüyle bakılanı başardılar. Kış biterken yazışım isabet oldu. Çünkü bu ilk zorlu kışı atlattıklarını söyleyebilirim. Artık onları daha dinamik, daha hareketli ve daha heyecanlı, kıpır kıpır bahar günleri karşılamak üzere… Çoktan hak ettiler…
Henüz dallar filizlenmedi, güneş kendini göstermekte hala nazlanıyor. Ama yeni baharların yaklaşmakta olduğunu görüyor ve hissediyorlar. Belki yeni kararlarla, yeni olaylar ve bilinmedik nice durumlara kucak açacaklar. Ama artık yerleşmekte olan bir ebedi huzura sahipler. Hava ısındıkça, deniz ısındıkça, güneş ısıttıkça keyifler artacaktır hiç şüphesiz. Yeni hayat, umutların gerçek olduğu yerdir çünkü… Kendini üzecek şeyleri kim hayal eder, ümit eder ki?
Sıcaklık en çok insanın yüreğindedir. Kışta da baharda da…
Bu yüzden yeni hayat sıcacık bir serüven… Dinledikçe insanın içini ısıtan…
Gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki, mevsim ne olursa olsun bu orta yaşlı çift hep baharı yaşayacaklar.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme