23 Ağustos 2017 Çarşamba

DOMATESLER

Gitgide küçülmekte olan büyük şehirlerde yaşıyoruz. Güneş buralara doğmaya utanıyor.  Yapılandırılmış görüntüsüne rağmen anlamı, adabı yok olmuş bir yerde küçük bir kuşun kanat çırpışına benzemiyor mu bizim çabalarımız? Yoksa tutunabildiğimiz şey, bir kuşun kanat çırpışının dünyayı değiştirebileceğine olan yüce inancımız mı?

8 Ağustos 2017 Salı

OSMANLI KAHVESİ

Harıl harıl Osmanlı kahvesini arıyordu mutfakta. “Bulamazsam zaten hak etmemiştir” diye geçirdi aklından. Ne zamandır kullanamadığı cezveyi çıkarıp tezgâhın üstüne koydu ve kahveyi aramaya devam etti. En üstteki rafları kurcaladı, yok. Baharatlığa baktı, yok. Diğer kahvelerin olduğu yerde de bütün kavanozları tek tek gözden geçirdi.

2 Ağustos 2017 Çarşamba

KADIN

Kıvrım kıvrım kadın…
Büklüm büklüm kadın…
Kapat gözünü ve hisset… Hissini, fikrini, niyetini görebileceğin bir ayna görünümündedir, salına salına gezinirken dünyanda, büyüler enerjisiyle. Ve birlikte hayallerine kavuşabileceğin tek varlıktır belki de.

1 Ağustos 2017 Salı

KIRIK GECE

Vakit gece yarısını geçmiş, şehrin ve duyguların, gökyüzüyle karanlığın derinleştiği saatler gelip çatmıştı. Arayıp bulduğu anda ellerinden kayan huzur yine ona bir oyun oynuyordu. İçi daralıyor, gözlerinden damlalar süzülüyor, aklı uzun uzun düşüncelere dalıyor da yine bir yere varamıyordu. Neden ama neden hep böyle oluyordu?

28 Temmuz 2017 Cuma

BEN SİZDEN DAHA GÜÇLÜYÜM

Son iki gündür hissettiğim sıkıntıyı bireysel olarak yorumlayıp aşmaya çalışmıştım önce. “Ne oluyorsun yine, otur kalk şükret haline!” diye kendime iyice de yüklenmiştim. İçimden bir ses, “İstanbul çok sıkıntılı… İstanbul’un hiç tadı yok. İstanbul çok sıkıntılı…” diyip duruyordu. Aslında böyle bir cümleyi net olarak duyuyor gibiydim desem yalan olmaz.

21 Temmuz 2017 Cuma

DELİ

Delirmenin yazılı hali budur. Ses çıkaramadıklarını kustuğun yer olur bölgen. Kimine kahve falı, muhabbet, sohbet ilaç gibi gelir. Kimi müziğine sığınır, kimi tuvaline döker derdini, diyemediklerini, dese bile söz geçiremediklerini. Benim gibiler de böyle satırlara akıtır bütün biriktirebildiklerini. İnsan kadar nankör olmuyor hiçbiri.

17 Temmuz 2017 Pazartesi

GÖKYÜZÜ NEREDE?

“ Bu saatler olunca bir sıcak çöküyor evladım…”

Yetmişlerinde belki de seksenlerine merdiven dayamış tonton yanaklı bir amca, dertleşecek birilerini bulmuştu yine. Onun gençliğinde ilişkiler daha bir yakın, samimi ve gerçek olurdu. Şimdiki ilişkiler günübirlik, kısa ve çabuk tüketilen, emek verilmemiş cinstendi. Kış ayazında ısıtılmamış, rutubetli odalara benziyordu.