12 Temmuz 2018 Perşembe

ADAM KİİİM, SEN KİM?

Bizi üzenler, zorlayanlar en büyük öğretmenlerimizmiş. Valla ben kişisel gelişim kitaplarının yalancısıyım. Yalnız, öldürmeyen acının kuvvetlendirdiğine inanıyorum çok uzun zamandır. Buna kalıbımı basarım. Sürekli büyütmek, gece gündüz demeden öğretmek, ders çıkarmayı dayatmak gibi emelleri olan şu hayatı anlamadım gitti… Burada bir şeylere hazırlanıyoruz da, esas hayat başka yerde ve başka bir zamanda mı başlayacak?

27 Haziran 2018 Çarşamba

BU GECE GEL

Yaklaştığı söylenen haşin fırtına, tedbirlerle beklenen acımasız dolu, insanın kirli aklı kadar bile zarar veremez aslında… Gözünüz gibi koruduğunuz arabalarınızı yine – kesilmesine kıydıklarınızdan arta kalan – ağaçların altına saklıyorsunuz.
Arabalarınız kadar kıymetli değil, o kimsesiz ağaçlar…

8 Haziran 2018 Cuma

ALİ KOÇ

Yeni gelmedin ki “hoş geldin” diyeyim.
Geçmiş günlerin hatırlı zamanlarına yakıştığın gibi, yeni günlere verilmiş taze bir sözsün şimdi.

1 Haziran 2018 Cuma

FAVORİ ADAM

Şimdi bile hissedebiliyorum
Gözümü kapamam yeterli. Öğretmeye çalışıyorlar şimdilerde hani, gözünde canlandır falan. Hikâye hepsi. Ben senden bir an bile ayrılmadım ki.

25 Mayıs 2018 Cuma

GÜNAH KEÇİSİ

Yok mudur her gidişin içinde biraz cesaret ile coşku biraz da bilinmezlik ve korku? Onca zaman sonra büyük adımlar atarsın ve yine de küçük olmakla karşılanır, küçük kalmakla suçlanırsın. Bu nasıl dünyadır ve kim bilir ki o yolculuktan belki de en çok özlediğimi görmeden gelmişimdir.

10 Mayıs 2018 Perşembe

LOHUSA

Doğum gerçekleşti. Doğum zamandan bağımsız…
Doğurdum, doğurdun ve doğurduk. Dünya hep hesapsız kitapsızken, bizler yeniden ve yeniden var olduk.
Benim uykum bölündü, senin aklı çelindi, onun sözü kesildi, önemli mi?
Ne olup bittiyse çoktan geçip gitti.

8 Mayıs 2018 Salı

"AZ KALDI, ÜSTÜNE OTURACAKLAR"

Anahtarı sessizce çevirip eve girerken aramızda fısıltılarla gülüşür, içeri girer girmez atardık bavulları bir kenara, deliler gibi sevişirdik. Bu kadar düşünmez, bu kadar anlamaya çalışmaz, aklımızdan bu kadar şüphelere düşmezdik. Dünü anlatır, günü kurtarır, yarınlarımızı planlardık. Hep incelikli hep cömert ve hep centilmendik. Kabalıklar, hunharlıklar ve yalnızlıklar pek azdı eskiden…