8 Mayıs 2011 Pazar

FARKLI BİR BAKIŞLA ANNELER GÜNÜ

Google’ın ana sayfa logosundan tutun da sokaklardaki köşe başlarına ve vitrinlere kadar her yer çiçeklerle kaplı bugün. Etraf çiçeklerle, gönüller annelerle kaplı. Anneliğe aday bile olmadığım halde, bir haftadır cep telefonuma anneler günü kampanyaları ve indirimlerinin kısa mesajları geliyor. Herkes birbirine bugün için planlarını soruyordu kaç gündür. Nerede ve nasıl kutlanacağına dair konuşuluyordu.

Bugün güzel bir gün. Bugün özel bir gün.
Kafelerde ya da girilen dükkânlarda annelere birer gül veriliyor bugünün anısına. Anne olmayanlara ise verilmiyor… Öyle ya amaç sadece anneleri ön plana çıkarmak olunca, belki de çok istediği halde anne olamamış kadınlar ayrı tutulmanın burukluğunu gömüyor yüreklerine.
Kimi annelerin hafifçe bozuk attığına şahit oluyoruz. Bir tek gün mü hatırlanırmış anneler diye. Bir tek gün mü sevilirmiş. Ama anneler gününe karşı olanlar bile bugün içten içe bir farklılık bekliyor. Çocuklara çaktırmadan. İlgilenmezmiş gibi yapıp gizliden bir sevinç yaşıyor. Hediyeleri kabul etmiyor belki ama kutlamaları ya da çiçekleri geri çevirmeye de gönlü el vermiyor. Kimisi de bugün evlenerek annesine en güzel hediyeyi veriyor kendince…
Yürekler kucaklaşıyor bugün. Anlamını ve önemini vurgularcasına sesini her yerde duyuruyor bugün. Görüntüler rengârenk ama yüreklerde gizlenmiş neler neler var kimselerin bilmediği. Kırgınlıklar, küskünlükler, beklentiler ve yarım kalmış anılar var belki. Bunların hepsi sahnenin arkasına itilerek, en güzel yanlarıyla oyun sergileniyor.
Şenlikli bir gün gibi anlatamıyorum anneler gününü. Bugünü mezarlık başında geçirenleri düşünüyorum. Kaybedişin belki ilk yılını dolduranları düşünüyorum. Bir de yaşadığı halde ortada olmayanları hatırlıyorum. Birilerinin kutlaması, başka birilerinin yası olabiliyor işte.
Biraz gerilere gidiyorum. İlkokul yıllarıma doğru. O zaman anneler günü kutlamalarının bizim sınıfta yapılmayacağına inanırdım. İçim rahat beklerdim o günü. Öğretmenimin ayrıcalıklı bir sağduyuyla davranacağını sanırdım. Arkadaşlarımın annelerinin de öyle. Yanılırdım… Anneler günü sınıfımızda coşkuyla kutlanırdı ve ben kimi kutlayacağımı, nasıl davranacağımı bilemezdim. “Sen de öğretmenini kutla” derlerdi. İkisi aynı şey miydi? Ya da başkalarının anneleri onları kutlamamı beklerdi. Ömrüm boyunca olacağı gibi. Anlam veremezdim. Her anne kendi çocuğuna annelik yapmaz mıydı, ben neden başka anneleri kutlamalıydım ve benim için ne yapmışlardı onlar? İçim çok da sıkılmadan yapardım istenenleri çocuk yüreğimle. Şimdi o çocuk yüreğimin karmaşasına rağmen sakin kalma çabasına üzülüyorum. Kimsenin anlamadığı o küçücük olgun yüreğe…
Unutamadıklarımı çiçeklerle kaplanmış bir günde hatırlayarak neşeleri kaçırmak istemezdim. Yine de ayıp olmasın, tüm annelerin anneler günü kutlu olsun.



1 yorum:

  1. Berrakcım umarım çocukluğunda senin için hüzün olan anneler günü, evlat sahibi olduğunda en mutlu günün olur. Senin de müstakbel anneler günün kutlu olsun canım benim...

    YanıtlayınSil