12 Mart 2013 Salı

DÖRT YAŞINDA BİR ÇOCUĞUN GÖZLERİ…


Büyük şehirde yaşamak, renkli ve heyecan verici olabildiği gibi kapkaranlık bir girdabın ortasına da itebiliyor insanları… Büyük şehirde yaşamak, aklı kullanmayı, sabır göstermeyi, dikkatli yaşamayı gerektiriyor. Bunu hiçe sayarsak, pek yakında hiç birimiz buralarda barınamayacağız ne yazık ki…
Dört kişinin hayatının sönmesine, yakınlarındaki onlarca insanın alt üst olmasına ve pek de yakın olmasalar da birçok insanın da “vah vah” etmesine neden olan şey; bir hata, dikkatsizlik, tedbirsizlik ya da bencillikti… Gidenler kim vurduya gitti… Kalanlar şaşkın ve çaresiz. Suçlular, yarı suçlular veya esas suçlular aynı şuursuzlukla yaşamaya devam edecekler mi? Birileri onları durduracak mı?
Arabalar, zamandan kazanmak ve ulaşımı kolaylaştırmak için icat edildi. Bazı maddeler keyif ve gevşeklik vermek için, pek çok araç işlevsellik sağlamak için. Her şeyin b.. unu çıkaran ve bulunduğumuz düzeni karmakarışık hale getiren ise yine insan aklıdır. Akılsızlığı da diyebilirsiniz. Her şey elimizdeyken, bu acıları ve pislikleri kendimize ve birbirimize nasıl yapabiliyoruz?
Bir kişi toprağın altına girdi.
Bir diğer kişi suçsuz olmasına rağmen hapise...
Bir başka kişi suçluyken kaçtı, yakalandı ve hapise girdi.
Olaya şahit olan dört yaşında bir çocuğun gözleri, kanlı canlı felaketi zihninin en hassas köşesine kaydetti. Annesinden uzak kalışı, ağlayışı, şok içinde kalışı kimin umurunda?
Dört yaşında masum bir çocuğun kalbinde bir yara izi kaldı…
Dünyanın bir sınav yeri olduğuna inanıyorsunuz madem, o zaman neye dayanarak bu kadar aptalca yaşıyorsunuz?
Yaratan’ın adını ağzınızdan düşürmüyorken, dilinizi döndüre döndüre küfürler salladığınız bu şehri vahşet, öfke ve cehaletle kirletiyorsunuz, en okumuşundan en cahilinize kadar hem de…
Bu neyin kafası? Bu nasıl bir yaşam tarzı?
Trafik, bir dikkat ve kural sahası… Kuralı niye mi koyuyorlar? İşte bu acı manzaralar yaşanmasın diye…
Arabalar, kimsenin şaha kalkan atı değil. Gövde gösterileri yapmak için kullanılacak araçlar hiç değil…
Trafik, artistlik yapmanın yeri değil…
Yerin dibine batsın arabanızın markası, rengi ve modeli… Gaza şuursuzca basan ayaklarınıza emir veren o beyninize Allah akıllar fikirler versin…
Cehenneme çevirmeye gelenler gitsin bu dünyadan… Ya da bizler artık gidip başka bir diyarda yaşayalım…
Herkes hata yapabilir. Ama kimsenin öfkesi, yorgunluğu ya da ego savaşlarının söndürülme yeri değildir trafik... En azından ders almak lazım hatalardan…
Dört yaşında bir çocuğun gözleri her şeyi kaydetti… Zamanı gelince hesabını hepimizden soracak…


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme