14 Şubat 2013 Perşembe

SEVGİ LAZIM BİZE


Birilerinin belirlemiş olduğu özel günleri pek kabullenemem. Bana göre her gün özeldir; kendine has özellikler taşır. Gerisi dayatma, gerisi etiketlemedir. Ne kadar kesinleştirmeye, tarihleştirmeye çalışırsanız bir şeyi, o da o kadar özgürleşmek ve zıtlaşmak ister. Sevgililer gününde sevgilisi olmamak, sevgilisi olduğu halde ondan ayrı bir yerde olmak ya da öyle bir ad verildiği için o günde sevgi gösterileri yapmak böyle zıtlaşmalardandır işte…
Zorla güzellik, zorla sevgi, zorla sevgili ol-maz! Ama ne kadar açıklama yaparsak yapalım, istediğimiz mantığı yürütelim, bu özel gün bir şekilde üstümüze başımıza değmektedir. “Biz kutlamıyoruz” dersiniz ama dışarıda bu günün konseptine bürünmemiş bir mağaza bile görmezsiniz. Bir takım kuruluşlar elinize bir gül tutuşturmak üzere hazırlıklarını çoktan yapmıştır. Mesajlar, haberler, duyurular hep bununla ilgilidir ve sevgililer günü almış başını gitmiştir…

Sevginin, sevmenin günü olur mu Allah aşkına! Olmaz ama bir şekilde hayatımızda ve dilimizde işte…
Doğum günü bile tek gün olamaz, her gün yeniden doğduğunu hissetmek bile mümkün.
Mademki kaçış yok bu günden, madem her yerde karşımıza çıkacak, iyi tarafından bakalım o zaman. Biraz dönüştürelim hatta kavramlarla duyguları…
-li ekini atalım mesela… Kaldı mı geriye sevgi günü… İşte bu herkesin işine yarayan bir oyun hilesi! Herkesin sevgilisi yok ama sevdiği birileri ve sevenleri var…
Benim penceremden, dünya her şeye rağmen sevgiyle dolabilecek bir yer… Hepimizin içinde ama az ama fazla sevgi var. Kimilerimizin içinde sıkışıp kalmış ya da saklanmış da olsa var. Kimilerimizin acıları ve yaraları bir koruma kalkanı göreviyle sevmesini engellese de özünde herkes sevilmek ister. Dünyada başka bir ilaç yoktur, bakmayın siz araştırılıp geliştirilen kimyasallara… Sevgi yoksa onlar da zehirdir aslında…
Kimyamızı bozdularsa para kazanmak için, unuttularsa insani değerleri, sevgisizlikten…
Sıcak bir insanın varlığının ya da dokunuşunun yerini alabilir mi para ya da para ile alınan bir şey?
Sevgi koşulsuzdur, sevgililer günü koşullu…
Sevgililer gününün esirleri koşullu…
O gün çiçekler ve hediyeler koşullu oluverir… Her kutlama yarım kalır, sevgi yoksa içinde, hele bir de gösteriş varsa, abartı ve yapaylık varsa… Saf sevgi koşulsuzdur…
Kimden öğrendim sevmeyi?
Beni sevenlerden ve sevmeyenlerden… Hayatın ta kendisinden...
Doğan güneşten, yağan yağmurdan ve esen rüzgârdan.
Dert ile dermanın bir arada verilişinden…
İnsanların gözlerinden…
Sevildiğini görmek için gezinir gözler, ağızlar başka türlü söylese de…
Gözleriyle yalvarırlar, görmezsiniz de yürüyüp geçersiniz.
Bilin ki bir kalbi böyle böyle çiğnersiniz.
Sevmek lazım işte… Sevdiğini söylemek lazım… Alavere - dalavere değil, iş-güç değil, yalan dolan değil, zaman- mekân değil, sevgi lazım bize…
Sevgililer günü değil, sevgi lazım bize…
Yargılamak, suçlamak, cezalandırmak yerine sevgi lazım.
Mevlana der ki;
“Her yerde olmak gibi bir duan varsa, gönüllere gir; çünkü sevenler sevdiklerini gönüllerinde taşırlar”
Sevenleriniz ve sevdikleriniz çok olsun.
Sevgi gününüz kutlu olsun.
Sevgiyi ve sevilmeyi hatırlatmaya devam edecek olan bu özel tarihte doğmuş olan Sevgili Cihan Yıldırım’ın da buradan yeni yaşını kutlamadan geçmeyelim;
İyi ki doğmuşsun ve her şey gönlünce olsun!


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme