19 Aralık 2011 Pazartesi

BÜYÜMEK

Eskiden saatlerce hatta günlerce ağladığın bir şeye artık ağlamamaktır büyümek… Çizgini ve sınırlarını belirleyerek, kimsenin ve hiç bir şeyin içeriye sızmasına izin vermemektir. İşine gelmediği için bir şeylerden dolayı ve bir şekilde suçlarken seni herkes, dik ve kendinden emin durabilmektedir işin sırrı… “Artık büyüdüm ve bir çocuk gibi ağlatamazsınız beni”  diyebilmek veya bu mesajı verebilmektir büyümek…
Kimseler istemedi oysa büyümemizi, akıllanmamızı.
Aklımızı kendi yararımıza kullanmamızı…
Yaş olarak değil kişilik olarak büyümemiz zor geldi kimilerine…
Neden peki?
Ne gerek var buna?
Neden istemiyorsunuz büyümemizi?
Belli ki bundan bir çıkarınız var.
Ama koca bir HAYIR karşılar artık sizi…
Kimse çocuk kalmaz, er geç büyür. Birileri istese de istemese de… Belki yirmisinde, belki otuzunda, belki de ellisinde… Ama mutlaka büyümek gerek. Mutlu olmak ve mutlu oluşuna sahip çıkmak için bu gereklidir.
Yalnız olmak ancak yalnız hissetmemek için gereklidir.
Önünü görebilmek ve ilerleyebilmek için gereklidir.
Yeni yapılar kurabilmek ve kurduklarını koruyabilmek için gereklidir.
Gerçek anlamda özgür olmak için gereklidir.
Daha pek çok şey için gereklidir.
BÜYÜMEK…
Savunmasız, çıplak ve yalnız hissetmek istemiyorsanız büyümelisiniz.
Saatlerce hatta günlerce birinin yaptıklarıyla alt üst olmak, saçınızı başınızı yolmak, üzülmekten ve düşünmekten harap ve bitap olmak istemiyorsanız eğer… Büyümelisiniz…
Bunu nasıl yapacağınızı da en iyi siz bilirsiniz.
Ama şimdiden uyarayım, büyümeniz pek çoklarının işine gelmeyecektir.
Dinlemeyin, önemsemeyin.
Önemsemeniz gereken ilk ve tek kişi kendinizsiniz.
Bunu sizden iyi ve sizden fazla kimse yapamaz.
Bunu anlayarak ve kabul ederek büyümeye başlayabilirsiniz…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme