25 Nisan 2011 Pazartesi

SEVDİĞİNİN ADINI DUYUNCA

Birkaç haftadan beri cuma geceleri Fazla Mesai’ye takılıyor gözüm. Oturup baştan sona izlemiyorum ama bir kulağım Geveze ile Bay J’nin esprili ve hayat dolu konuşmalarında oluyor. Aslında haftanın yorgunluğunu ve bıraktığı stresi atmaya bire bir bu programı izlemek. Konuklar ve yapılan doğaçlamalar da keyifli. Kafayı dağıtıp kahkahalara boğulmaya neden olduğunu da kabul etmek gerek. Belki de Bay J’nin konuşmalarını yıllardan beri biraz “sulu” bulduğum içindir ki, bu programa da başlarda önyargı ile yaklaşıyordum. Sonra bir şans vermeye karar verdim ve yarı yarıya takip etmeye başladım. Ama dediğim gibi, pür dikkat izlemiyorum yine de.

Geçen haftaki programda Bay J’nin kurduğu bir cümleyle yerimden oynadım! Onun hayata ve karşı cinse bakış açısını bildiğim ve biraz da sinir olduğum için, ağzından çıkan cümleyi onun kurduğuna inanamadım önce. Şaşkınlıkla durumu çözmeye çalışırken bir de baktım ki şu ifade gerçekten ona ait;

“İnsan sevdiğinin adını duyunca bile mutlu olmaz mı zaten”

Evet, insan sevdiğinin adını duyunca bile mutlu olur. Hatta onun adı etrafında döner sanki hayat. Kazara bir reklâmın içinde ya da bir yazıda geçse onunla adın, mutluluktan deliye dönersin. Sahiplenirsin onun adını, sanki başka hiç kimseye o ad konulamazmış, konulsa da bir anlam taşımazmış gibi gelir. Onun adı bir tek ona yakışır. O ve adı dünyada tektir. Bütün adaşları da onu hatırlatır zaten. Bazen lise yıllarındaki gibi defterlere yüzlerce kere adını yazarken bulursun kendini. Eline bir kâğıt parçası geçmesin, hemen karalarsın aynı harfleri, sanki yazdıkça çoğalır onun varlığı da senin için. Ağaçlara, banklara, duvarlara kazırsın ölümsüz olmasını isteyerek. Tabelalarda, afişlerde, apartman ve sokak isimlerinde rastlarsın bazen. İçin kıpır kıpır oluverir o anlarda. Adının yazdığı yer onun kendisiymiş gibi sevinirsin. Birinden ismini duyunca, bir ateş yükselir ayaklarından başına doğru, kalbin sıcacık olur. İsmini söylemek ibadet etmek gibidir, hele ki kendisine sesleniyorsan. “Hayatımdasın” demektir. “Benim olsan da olmasan da seninleyim” demektir adını söylemek.

Sevdiğinin adının anlamı hayatın anlamı gibidir. Anlamını öğrendikçe daha çok seversin onu ve hayatı. Kendinden önce ismi gelip oturuverir yüreğine. Bir de bakarsın güneş doğar ismiyle, etrafta çiçekler açar. İsmi, onun resmi gibidir, duyduğun anda hayali gözünde canlanıverir. Bulunduğun yerde bedenen yoksa bile ruhen var olduğunu ve seni sımsıkı sardığını hissedersin. Aklından binlerce kere geçer ismi, her düşüncenin arasına usulca sızıverir. Kimsenin bilmediğini düşünerek hafifçe gülümsersin. Kimse anlamaz, o aklında, o kalbinde, o içinde saklıdır. Kendi isminle yan yana koyarsın onunkini ve bir daha gülümsersin. Hatta soyadını paylaşmaya kadar uzanabilirsin. Ama ismin yeri bambaşkadır. O tektir, bir tanedir. Sevdiğindir.

Sevgili Bay J, beni çok şaşırttın! Senden hiç beklemediğim yorumunla birlikte seninle ortak bir noktamız olduğuna inandım. Sana karşı önyargılarımı da kırdım böylece. Senin o zıpır karakterinin ve sulu diye tabir ettiğim espri dünyanın gerisinde, belki de çok incelikli ve aşkın doğasının önünde saygıyla eğilen bir yanın vardır diye düşünüyorum artık.

Evet haklısın, sevdiğinin adını duyunca bile mutlu olur insan.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme