30 Ağustos 2011 Salı

DOMİNO ETKİSİ

Size umutlardan bahsettiğim yazıyı yayınladıktan sonra, zaten yolunda giden işlerim daha da bir rayına oturmaya başladı. Görmeyi istediğim insanı gördüm, söylemek istediklerimi söyledim. Gitmeyi istediğim yere sağlıkla vardım. Beklediğim haberi aldım, hem de istediğimden çabuk ve beni şaşırtan gelişmelerle birlikte. Bir çocuk gibi sevinçten havalara zıplamanın tadına vardım. Kalbim daha hızlı çarpmaya başladı. Düşündükçe sevinçten çıldıracak gibi oldum! Her şey yerinde ve zamanında oluyordu işte…
Size bunları neden anlatıyorum? Kıskandırmak ya da özendirmek için olamaz herhalde. Ben içimden gelenleri paylaştıkça çoğaltabileceğimi biliyorum artık. Güzel şeyleri saklamanın bir anlamı olmadığını yıllar sonra öğrendim. Hele ki başkalarına da faydası olacaksa… O gün bir umut dalgasının içimden taşarak sizlere ulaştığını bilmek çok güzeldi. Yayıldıkça büyüyen bu dalga, güzel duygular ve dilekleri de içine alarak hepimizi etkiledi. Yazıyı okuyanların yorumlarından ya da okuyup da bir şey söylemeyenlerin bakışlarından bunu biliyorum. Zaten hissediyorum. Verdiğiniz şey ne ise o size fazlasıyla dönüyor.
Ben ardı ardına devrilmeyi başlatan bir domino taşıyım. Benden sizlere doğru gelen akış, ilerledikçe ucu yine bana dokunacak bir şey. O yüzden neyi paylaşacağıma dikkat etmem gerekir. Nefreti ya da kızgınlığı kussaydım bana da şimşekler çakmaya devam edecekti. Tabi sizlere de… Aynı şekilde karamsarlığımı paylaşıp dertlerimi dökseydim önünüze, hem sizleri efkâr basacaktı hem de aynı enerjinin yansımasıyla ben de daha mutsuz biri haline gelecektim. Aydınlık gözlerimle yazdım o gün. Yüreğimle, sevgimle ve cesaretimle. Umutlarımın sizlere ulaştığını bilmek, hayatınızdaki güzel gelişmeleri duymak ve yeniden yeniden mutlu olmak harika bir duyguydu…
Gelin bu oyunu birlikte devam ettirelim. Birbirimize sıkıntılarımızı değil iyiliklerimizi anlatalım. Heyecanlarımızı, umutlarımızı, hayallerimizi… Siz de sınır koymayın, içinizden ne gelirse artık. Ama güzel bir şeyler olsun. Üzerinde konuştukça büyüyeceğini unutmayın... Ben kendi adıma yarınlarım için öyle heyecan taşıyorum ki… Hayat, beklemediğimiz kadar iyisini sunmaya hazır… Görmeyi bilirsek… Bir düşünsenize, bu oyunu güzel oynamayı hak etmiyor muyuz? Kavgasız, hilesiz ve yalansız bir şekilde… İçimden geleni söyledim ve bir şey kaybetmedim. Karşımdakinin eninde sonunda beni anlayacağını biliyorum. Sizlerin de…
O zaman hadi umutlu ve mutlu günler için el ele… Herkes bir yerden başlasın… Belki birinin gönlünü alarak, belki kendini mutlu edecek bir şey yaparak, belki birine anlayış göstererek, belki yeni bir şey üreterek, belki dans ederek belki de bir hayvanı severek. Kim bilir belki de çok kötü görmeye alıştığı bir şeye bakışını değiştirerek… Bir yerden bir şeyden başlayıp bunu başkalarıyla paylaşmak o kadar da zor olmamalı, ne dersiniz?
Herkese sevgilerimle…

1 yorum:

  1. Güzel bir başlangıç, güzel bir yön "huzur" bulma yolculuğu. Sadece mutlulukları değil, hüzünleri de anlatmalı derim. Zerdüşt böyle buyurdu. :)) Çünkü yaşamın mimarisinde tüm tuğlalar lazım diye düşünürüm.

    YanıtlayınSil