22 Mayıs 2015 Cuma

ÜÇÜNCÜ KESİK

Kurtul zincirlerinden
Sesin nereden geldiğini hiç anlayamadık… Lakin susmuyordu. Biz bağlandıkça, o “kurtulmak”tan yanaydı…
Keskin bir bıçak bize doğru ağır ağır yaklaşıyor, metalinin parlağı göz alıyordu.
Ne çok korkarız alıştıklarımızı kaybetmekten.
Gitme diyebilmek mümkündür de kopmayalım demek imkânsız…
İteleye iteleye nereye kadar gidebilirdi ki zaten… (işte bu züğürt tesellisine sarılmak zorunda olmak belki de en kötüsü…)
Sesler susar da duygular susmaz işte…
Zaman iyileştirir kimilerine göre. Zaman, belki de sadece uyutuyordur bizi…
Üçüncü kesik, hiçbir zaman olmadı.
Çünkü alışmıştım.
Ben defalarca üst üste acıya acıya kopacağımızı sanmıştım. Oysa bir kere ve derinden oluyormuş. İnsan o kadarını aynı anda hissedemiyormuş. Bazen bir yıl geçmesi gerekir bazen de bir ömür, neyin gittiğini anlamak, özlemek için. Çırpına çırpına geri istemek için.
Nafile…
Her şey, O ANDA güzel… Elimizdeyken, mümkünken.
Böbürlenerek ve kibirlenerek burun kıvırmıyordum önceden de. Neyin gideceğini çok iyi biliyordum. Ama hayat dersleri, bazen böyle oyunlar oynar bize.
Zorla elinden ALIR ve yeniden başka biçimlerde VERİR. Hep bir almaca vermece oyunu. İşte bu yüzden bünye allak bullak bende hep…
Üçüncü kesik, hiç olmadı. Çünkü dikişlerin yerinde hafif bir iz kalmıştı. Ama ömür boyu hatırlatacaktı işte…
Uykulu gözler, kurulu hayaller, derin meditasyonlar, dünyanın öbür ucuna gitmeler, işte bunların hiçbirinin unutturamayacağı bir şey var.
Koparıp alınan parçanız.
Ümit ediyoruz ki, düşünce gücüyle hücreler yenilensin ve eskisi gibi olamasa da bari eskisinden daha iyi olsun.
Kesikler acıtmaz zaten, bıçağın ayırdığı tarafın göz göre göre uzaklaşması acıtır…
Acısız, kesiksiz, yarasız bir ömür mümkün mü?
Bazı bakış açılarından EVET.
Bazı duyguların tarafından HAYIR.
Hayat böyle şaka gibi, oyun gibi bir şeydir işte. Öleceğinizi zannedersiniz, eskisinden de güçlü yaşamaya devam edersiniz.
Çok korktuğum üçüncü kesik, öncelikle hiç var olmadığın için kucak dolusu teşekkürler. Tüm korkuların aslında kafamızda yaratıldığını hatırlattığın için de ayrıca minnettarım sana…
Ve bir siparişim var senden.
Lütfen kaynağına iletir misin, seninle uzlaştığımız noktadaki enerji, muazzam bir yaşam AŞKI olarak bana geri dönsün…
Ondan kaçışım olmasın.
Bu kadar mutluluk yeter diye bağırtana kadar beni hiç bırakmasın…
Siparişte boş yokmuş sizde diye duydum.
Hınzırca göz kırpıyorum sana…
Dönüşüm, karışım, yenilik mükemmel…
Bir müddet önce bu kadar kaçtığım bir enerjiden talepte bulunacağım hiç aklıma gelmezdi. Hayat böyle bir şey işte; zorluğuna katlanana mucizeler yağdırır…
Hadi o zaman, açtım kollarımı bekliyorum…
  


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme