6 Eylül 2011 Salı

SIRLARIN ÖTESİNDE...

Seninle yeniden bağlantı kurmanın meyvelerini topluyorum şimdi… Bir tek lafımla taa uzaklardan yetiştin yine imdadıma… Gözümü açtın, inancımı yeniledin, umudumu tazeledin. Tehlikeye yanaşan fikirlerime çeki düzen verdin… İçime su serptin… Seninle başka planlar yapıyorduk ama ben sayende bu sabah bambaşka biri olarak kalktım. Başka bir şeyler yazmayı düşünürken sana yazmak kısmetmiş… Sen kimsin peki? Bu yazının sana hitap ettiğini nerden anlayacaksın? Güzel soru…
Sen “dost”sun…
Eski ama eskimemiş bir dost…
Akılcı, empatik ve gerçekçi… Mesafeleri kısaltan, hatta sıfır seviyesine getiren bir sevgi anlayışın var. Burada sana yer verdiğim için sen mi daha çok şanslısın yoksa senin gibi bir dostum olduğu için ben mi? Ben galiba… Bir çıkar gütmeden yanımdaydın yine… Nerelerden yetiştin de su serptin gönlüme… Doğrudan değil ama dolaylı olarak düşündürdün beni. Senin yaktığın ışığı söndürdüm inadımla ama kendi ışığımı yeniden ve yenilenerek yaktım. Sayende…
Bir hikâye yazmamı istedin. İçimi dökmemi… Kendimle yüzleşmemi… Sadede gelmek için acele etmememi… Sabretmemi… Yazamadım hikâyeyi… Ben sana yazdım. Seni dinledikten sonra kendimi buldum bir anda. Kendimi çıkmazlardan çekip aldım ve önceden göremediğim detaylarla güzelleştim.
Bir dost, insanı olduğundan daha da güzelleştirir…
Seni anlatmaya yetmez bu satırlar. Yetmez bu kelimeler. Sakın ola, bunları okuyup da “ben neymişim” diye düşünme. Bil ki sen çok daha fazlasısın. Çünkü bu dünyada pek çok kişinin yapamadığı bir şeyi, tüm içtenliğinle ve çıkar düşünmeden yapıyorsun. Çıkarların önde gittiği şu dünyada…
Dostu, sırları dinleyip saklarmış gibi görünen kişiyle karıştırmamak lazım. Çünkü o, sırları sır olmaktan çıkararak yükünüzün ağır olmadığını gösteren kişidir. En büyük sırrın ve aynı zamanda güvenin sizin özünüzde olduğuna inanan ve inandıran kişidir. Dost, sırların ötesinde biridir. Bir cevherdir. Elinizde tutarmışçasına hissedersiniz onu. Tuttukça zenginleşir ve değerlenirsiniz. O sizi güvensizliklerinizden arındırır. Değersiz olduğunuza inandırmaya koyulmuş aptal zihniyetlerle sizin adınıza savaşır. Sonuçta, şiddetli bir fırtına sonrası rengârenk bir gökkuşağı gibi “sizi” ortaya çıkarır. Sizi sunar kendinize, sizi sunar dünyaya…
Hayatta bir dostun yerini hiçbir şeyin alamayacağını söyleyerek biraz klişeleşebilirim belki… Ama elimde değil. Bir dost size pek çok yeni kapılar açabilir. Kapının ardına geçtiğinizde siz de inanamazsınız.
Uzakta da olsa, bir tane bile olsa, dostunuz olsun yeter ki… İşte o zaman dünyanın en zenginisiniz demektir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme