4 Aralık 2013 Çarşamba

KIŞ UYKULARI BİTTİ

Havada kar kokusu var. Gökyüzündeki griliklerin arkasından görmeye çalıştığımız mavilikler gibi şimdi umutlarımız. Her an belirebilmesi ihtimaliyle güçlü ve ayaktayız. Kar yağınca temizledikleri bir başka oluyor. Geç oluyor, güç oluyor, nadiren ve beklenmedik anlarda seriliyor kirlenmiş kentlerimizin üzerine, tıpkı pisliğine kan bulaşmış gündemin ağır kokusunu gideren bir oksijen dalgasının ansızın üzerimizi sarıvermesi gibi…

Güzel bakmazsak nasıl güzel görebiliriz; güzel görmezsek güzele nasıl çevirebiliriz içinde bulunmaktan yorulduğumuz karanlıkları? Havada umut kokusu var, tıpkı şafak sökmek üzereyken ansızın turuncuya dönen karanlık ufuklar gibi…
Herkesin beklentisi var işte şu çivisi çıkmış dünyadan. Bir uyanış, diriliş, toparlanış ya da kökten değişim lazım, ayırt etmeksizin hepimize. Yağmur olup yağsa çözümler dertlere, şimşek olup çaksa cezalar, kötülükten görünmeyen sahte ruhlara… Dualarımız hiç durmuyor artık, canımız hep yanıyor ama çareler karın yumuşacık dökülüşü gibi saydam ve incecik olacak… Öyle bir sarmalayacak ki evreni, hem şaşkınlık hem sevinç hem de eğlence bir arada gelecek, tıpkı karın her şeyi unutturuşu gibi…
Akşam nasıl da sıkılıyor, öfkeden kuduruyordum. Bir densize haddine bildirememenin dolmuşluğuyla köpürüyordum. Yerime sığamadan sakinleşmenin yolunu arıyordum. Sonra düşündüm ki haddinin bildirilmesi gereken çok daha büyük canavarlar var.
Hem öfkemi haklı bulan, desteğini esirgemeyen kardeşlerim güç verince bana, silkelendim. Neden mi? Çünkü sorunlar her zaman olacak ama insanı anlayan ve hak verenlerin yanı başında olması büyük bir zenginliktir. Yalnız değilim dedim kendime, çağımızın sözde kalabalıklarının içinde hapsolmuş yalnızlıkları düşününce başka bir yöne baktım. İçim açıldı ve şükrettim. Derken havanın dirilten serinliğini çektim içime…
Havada aşk kokusu var, alıyor musunuz siz de benim gibi? Yürekleri kıpır kıpır ettiren değişimler mevcut her yerde… Kabul etmesi zaman alır ama insanları birbirine en çok bağlayan büyük acılardır. İşler güllük gülistanlık olmadan önce büyük duyguları paylaştık hararetle. Bu nedenle elde ettiğimiz barış çok daha anlamlı olacak ve umarım bir o kadar da kalıcı…
Unutulan tutkuları hatırladık hep son zamanlarda, birbirimize yabancıyken yeniden yaklaştık ve sıkıca sarılmanın sıcaklığıyla ısındık, buz gibi kararlar karşısında… Yolumuz birleşti, kanımız, canımız ve amacımız da öyle…
Havada aşk kokusu var, kış uykuları bitti artık… Yerle bir olduk ama düzelmesi pek yakın. Gelecek aydınlanacak birbirimizi anladıkça, sevdikçe, kabullendikçe… Hoş gelecek Aralık, Ocak, Şubat, Mart; hoş gelecek yeni yıl, umulmadık sürprizlerle kapıda bekliyor zaman. Kutlamalar yapacağız kırk gün kırk gece, tıpkı eğlenmekten bıkmayan masum çocuklar gibi…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme